Rüyalar ve gerçekler… İkisini ayırt edebildiğinizden emin misiniz?Hatırladığınız bir şeyi kaç kere rüyanızda gördüğünüzü, ama aslında yaşamadığınızı fark ettiniz?Rüyanızda gördüklerinizin gündelik yaşantınızda karşınıza çıktığı oldu mu hiç?Kaç kere belki bir gün öncesinde çözülmez görünen bir uyanınca çözüverdiniz?Yağmurun hiç durmadan yağdığı bir kent. Masa başında çalışan, hayat yoksunu bir adam. Kentin orta yerinde, paslanmış, küflenmiş, çürümüş bir panayır. Düşleri bile belgeleyen, herkesi izleyen amansız bir takip sistemi. Ve tüm bunların ortasında, olanca şaşkınlığıyla, durmaksızın düşlere uyanan bir adam. Hafiyenin El Kitabı, cinayetler, filler ve düşler ekseninde dönen amansız bir macera. Algının tüm kapılarını zorlayan, yakanıza yapışan, ısrarlı bir rüya gibi.1977 yılında, Amerika’nın New York eyaletinde dünyaya geldi. Dashiell Hammett Ödülü ve William L. Crawford Ödülü’ne layık görülen ilk romanı Hafiyenin El Kitabı ile adım attığı edebiyat sahnesinde kitabında yarattığı atmosfer, Terry Gilliam ve David Lynch gibi dev yönetmenlerin filmleriyle kıyaslandı. Jorge Luis Borges, Franz Kafka, Italo Calvino ve Angela Carter gibi yazarlardan ilham aldığını belirten Berry, polisiye kurgulu ilk romanı Hafiyenin El Kitabı’nda eşi benzeri olmayan bir şehri karanlıkları ve kabusları ile birlikte inşa ediyor.Hafiyenin El Kitabı, adını ileride daha sık duyacağımız parlak yazardan etkileyici ve eğlenceli bir ilk roman.“Wes Anderson bir Kafka uyarlaması çekecek olsaydı ortaya böyle bir fantezi çıkardı.” – New Yorker“Berry’nin iddialı çıkış romanı Kafka ve Paul Auster yankılarıyla çınlıyor.” – Publisher’s Weekly


Kitap Yorumları - (4 Yorum)
Anlatıma hakim olunca daha kolay akan bir kitap. Başlarda okumakta zorluyor
biraz olasılıksız kokusu alabilirsiniz
Takibi zor, karışık bir kitap, anlamak için ara vermemek gerek…
Unwin’in serüveninde zaman zaman Christopher Nolan’ın yönetip Leonardo DiCaprio’nun başrolünü oynadığı “Inception – Başlangıç”, Lamech’in kapılardan farklı zamanlara geçişlerinde de George Nolfi’nin yönetmenliğini yapıp, Matt Damon’nın baş rolünü oynadığı “Kader Ajanları” adlı filmlerdeki sahneler aklıma gelmedi değil. Eğer “Inception”ı izleyip keyif aldıysanız, bu kitabı da seveceksiniz.