Bel’am; adı, sanı, ünü, namı çok yaygın bir kimlik.Hakkındaki yine çok yaygın olan rivayetler bir yana, günlük konuşmalarda bile dinini dünyalıkla değiştiren ya da güçlülerin dümen suyunda giden din bilginlerini simgeleyen bir figür olarak yer alır.Nemrut, Firavun, Karun, Haman, Samiri gibi isimlerden söz eden Kur’ân-ı Kerim’de -onun din olgusuyla böylesine ilişkilendirilmiş olmasına karşın- Bel’am adı geçmez; ama, ilahiyat literatüründe hatırı sayılır bir yeri vardır. Keza Tevrat’ta da onunla ilgili uzunca bir kıssa bulunur. Ama, bu Tevrat’ta anılan ile İslâm literatüründe çok yaygın bir biçimde yer alan Bel’amların neredeyse “ayrı ayrı kimselerdir” dedirtecek ölçüde farklı kişilikler olduğunu görürüz. Ad benzerliği dışında birinin diğeriyle tamamen ilgisiz olduğunu düşündürecek ölçüde farklı olan iki Bel’am…


Kitap Yorumları - (5 Yorum)
tavsiye kitap yazarın diğer kitapları gibi mükemmel
Yazarın nerede ise bütün kitaplarını aldım. Sayfa sayısı az ama yeterince dolu. Tavsiye olunur.
Rivayetlerde bahsedilen Belam karakteriyle Tevratta anlatılan Belam karakteri arasındaki zıtlıktan yola çıkarak hem Belam karakteri gerçek kimliğine giriyor hem de ciddi bir israiliyat eleştirisi yapılıyor bu kitapta. Kitabın ikinci bölümünde Belama atfedilen bir ayetten yola çıkarak o ayetle ilişkilendirilen başka kişilerden de bahsediyor.
Bel’am kitabı, üslubuyla, Bu kadar ucuza bu kadar mükemmel kitap olur mu, işte demek oluyor. Tavsiye ederim….
kitabın ilk bölümlerinde belam hakıında tevrattan israiliyyattan ve diğer kaynaklardan alınan rivayetler gayet bilgi verir nitelikte. fakat yazarın kitabın son bölümünde tasavvuf ve tasavvuf büyükleri hakkındaki ağır eleştirileri hiç de hoş değil. Zübeyir YETİK’in kitabında yapmış olduğu bu olumsuz eleştiri ve ithamları yazarın bu konudaki cahilliğine bilgisizliğine yormak istiyorum. yazar tasavvuf konusunda duyduklarını yazmış; oysa tasavvufu ehli insanlar duyduklarına değil, şu alemi şahadeti seyrettiğimiz gözleriyle gördüklerine inanırlar. Zübeyir YETİK varsın duyduklarını yazsın, biz gördüklerimize inanalım. söz uzar gider kısa kesmek gerek vesselam…..