Hollywood’un egemenliğindeki seyirci, Bergman, Fellini, Visconti, Berson, Ozu vs. gibi yönetmenlerin eserlerine benzer filmler görmekten ümidini kesmişken, birdenbire sıra dışı gelen İran sinemasıyla karşılaştı. Sinema, İran’ın modern bir dünyada dini bir yaşama tarzı oluşturma tecrübesi sırasında, sanatçıların kendilerini özgür hissettikleri bir estetik alan durumundadır. Bu alan, modernlikle din arasındaki anlaşmazlık konularının açıkça tartışılmaya başlandığı bir zemine dönüştü. Sinema, düşünce özgürlüğünden siyasal ve kültürel kurumların yapısına, sansürün ölçülerinden sivil topluma, emri bil maruf nehyi anil münker’den hicaba varıncaya kadar bir dizi kurum ve kavramın tartışılmasının zemini oldu. Sinema ile ilgili sorular, İslam tarihinde kemikleşmiş bulunan, bilinçaltında bastırılan ya da uyutulan, tartışma alanının dışına itilmiş tesettürün sınırları ve kadının kamusal alandaki yeri gibi konulardan, İslam tarihindeki ataerkil geleneklerin rolüne varıncaya kadar bir dizi tartışmayı gündeme taşıdı. Bu kitap, dünyayı büyüleyen bu sinemanın yakın ve doğru okunması yönünde içeriden yapılmış bir katkı niteliği taşımaktadır.
iran sinemasını izlediğinizde kültürlerimizin ne kadar yakın olduğunu görebilirsiniz. cihan hanım da bu sinemaya yönelik geniş ve kapsamlı bir kitap hazırlamış. kitabın sonunda ayrıca iran sinemasından kesitlerin yer aldığı bir fotoğraf albümü var.
Kitap Yorumları - (3 Yorum)
İran sineması Hollywood’a alternatif, yürek işi bir sinema. Okunmaya değer.
bu kadın harika
iran sinemasını izlediğinizde kültürlerimizin ne kadar yakın olduğunu görebilirsiniz. cihan hanım da bu sinemaya yönelik geniş ve kapsamlı bir kitap hazırlamış. kitabın sonunda ayrıca iran sinemasından kesitlerin yer aldığı bir fotoğraf albümü var.