“Güzel bir ismi kendisine siper edinmiş bir zorba var. İrademizin bize sunduğu, yasalarınsa herhangi bir şekilde engel koymadığı o ayrıcalıklı durumlarda bile bizi esir alan bir zorba… Bu zorba, tabiata da karşı çıkar ve onun insanoğlunu özgürce şekillendirmesine izin vermez. Bu zorba adabımuaşeretten başkası değildir. Bu zorbaya kafa tutanlarsa haksız biçimde terbiyesiz yaftası yerler.”Hagop Baronyan, hiciv yüklü keskin kalemini, derin gözlemciliğinin alaycılığıyla birleştiriyor. İstanbul’da, 19. yüzyıl sonu Ermeni toplumunun sosyal hayatı, neredeyse tüm katmanları ve dokularıyla kendi “doğal” dekorları içinde görünüyor.Adabımuaşeretin Zararları, gündelik hayatta ihtiyaç duyduğumuz görgü ve yordama dair keyifli bir okuma vaat ediyor.


Kitap Yorumları - (5 Yorum)
Okuması son derece keyifli bir kitap, güldürürken düşündürüyor
İstanbul sakinlerinin profillerinin kendi ağızlarından anlatıldığı güzel bir çalışma.İstanbul’un sadece tarihi yerlerden değil tarihi insanlardan da olduğunun kanıtı bir eser.
Günümüzde dahi sıkça karşılaştığımız olaylar, okuması oldukça keyifli bir kitap.
19. yüzyılda yazılmasına rağmen, hala güncelliğini koruyabilmiş değerli bir kitap
Baronyan, gündelik toplum hayatında uymaya zorlandığımız kurallara dair sıradışı yorumlarının yer aldığı kitabın orijinal adı ‘Kağakavarutyan Vnasnerı’.
Adabumuaşeret kurallarını, insanoğlunun özgürce şekillenmesine karşı duran, âdeta onu esir alan bir zorba olarak niteleyen Baronyan, bu zorbaya kafa tutanların haksız biçimde terbiyesiz damgası yediğini söyler. Yazarın ince mizahıyla şekillenen kitap, adabımuaşeretin bir ihtiyaç mı yoksa dayatma mı olduğu sorgulamasının önünü açıyor. Kesinlikle öneririm.