İsmail, sürgünde bir yazıyı okumaya çalışır. Bu notları, sağır dilsiz olan babası, tuhaf, hatta neredeyse okunamaz bir yazıyla, çiviyazısıyla yazmıştır. Tıpkı eskiden babasını anlamaya çalıştığı gibi, İsmail şimdi de bu yazıyı çözmeye çalışır. Burada, sınırın yakınında bulunan bir köydeki hayat anlatılmaktadır: ‘Sınırın güneyinde İran, kuzeyinde de, hep karların olduğu yerde. Rusya vardı.’
İsmail, Şah’a karşı öğrenci mücadelesine katılır, daha sonra da Humeyni rejimine karşı olan harekette yer alır. Yoksul bir halı onarıcısının oğlu olarak ülkesinden kaçar ve her şeyin geçmişine borçlu, Batılı bir entelektüel olur.
Bu etkileyici, bazen masalsı bir anlatıma sahip roman, Hollanda ile İran arasında bir köprü de kurar. Baba ve oğuldan, insanın hikaye etme tutkusundan, yoksulluktan, bağımlılıktan ve siyasi cesaretten söz eder.

Kitap Yorumları - (2 Yorum)
Kadir Abdullah, kesinlikle Avrupa’da ülkemizde bilindiğinden kat be kat fazla bilinen Hollanda’da sürgün bir İranlı yazar. Hikayelerinde sürgünlük, vatan hasreti, dilini dişini bilmediğin topraklarda yaşamak zorunda kalmak, ne Doğulu ne Batılı olmak gibi bizim de yakından tandığımız duyguları seslendiriyor. Çeviri için teşekkürler.
İran’ın yakın tarihini merak edenlere tavsiye edilir.