Lestat: Hiç de geleneksel tanıma uymayan bir vampir. Ölü ama hayat dolu, dünyevi zevklerin peşinde koşmaktan asla usanmayan bir sahne düşkünü. Bu hikâyede Lestat’la birlikte 18. yüzyıl Paris’inin şehvet dolu ortamından, Augustus’un Roma’sına, Druidler’in İngilteresi’ne tarih öncesi Mısır’dan 19. yüzyılın sonuna yaşayan New Orleans’a yaptığı akıl almaz bir yolculuğa çıkacaksınız. Bu yolculuk Lestat’ı 20. yüzyılda bir rock starı yapacak ama zamanın içinde ve dünyanın her yerinde kalabalık ölümsüzlüğünün sırrını ararken hem ölülerin hem de dirilerin düşmanlığını kazanacaktı. Vampirle Konuşma’ya zekice yazılmış, duyarlı bir devam kitabı. “İlki kadar zekice. Daha komik, çılgın ve rahatsız edici.”New York Times Book Review”Başdöndürücü doruklara ulaşan, gözkamaştırcı sahneler ve zengin karakterlerle bezenmiş unutulmaz bir hikâye.”Library Journal.


Kitap Yorumları - (4 Yorum)
Bu kadar harika bir kitabın yayından neden kaldırıldığını aklım almıyor doğrusu. Günümüz mıç mıç vampir romanlarına kıyas ile bu kitap bir kral.
Kitap harika, Lestat aşık olunası bir karakter.
Lestat hiç de geleneksel tanımlara uymayan aykırı bir vampirdir. Ölümlü ama hayat dolu, dünyevi zevklerin peşinde koşmaktan usanmayan bir sahne düşkünüdür. Kitap, 18. yüzyılda Paris’in şehvet dolu ortamından, Augustus’un Roma’sına, Druidler’in İngiltere’sine, tarih öncesi Mısır’dan, 19.yüzyılın sonunu yaşayan New Orleans’a yaptığı akıl almaz yolculuğu konu alıyor. Bu yolculuk Lestat’ı 20. yüzyılda bir rock starı yapacak ve dünyanın her yerinde karanlık ölümsüzlüğünün sırrını ararken hem ölülerin hem de dirilerin düşmanlığını kazanacaktır. kaynak; radikal kitap eki
Vampirle konuşmaya yazılmış başarılı bir devam romanı. Ancak aslen oradaki hikayenin bir devamı değil. Binlerce yıl öncesine Rice’in dünyasındaki Vampirlerin doğuşuna dek uzanan ve günümüze kadar gelen bir anlatı. Tüm bunların yanı sıra aslı ilginç olan, olayların Vampirle Konuşmadaki kötü karakter Lestat’ın gözünden anlatılması ve olaylara insanın tamamen farklı bir açıyla bakması. Ne de olsa herkes için insanın (veya vampirin) kendisi iyidir. Bunda da bu şekilde bir olay söz konusu. Yazar bu temayı o kadar iyi vermiş ki. Yani olayların bakan kişinin açısıyla görme duygusu çok farklı. Sanki her iki kitabı da Anne Rice değil de gerçekten ilkini Lois ikincisi Lestat yazmış gibi.